İsmail Saymaz, Rana Apartmanı Davasını Kaleme Aldı: 35 Kişinin Hayatını Kaybettiği Binanın Tek Sanığı 88 Yaşında

haber-gorseli-1793353577854

Gazeteci İsmail Saymaz, Sözcü’deki köşesinde 6 Şubat depremlerinde Hatay’da yıkılan Rana Apartmanı’nın davasını ele aldı. 35 kişinin hayatını kaybettiği bu bina için dava, depremden yaklaşık 44 ay sonra açılabildi. Dosyada yargılanan tek kişi ise 88 yaşındaki bir inşaat mühendisi.

Rana Apartmanı’nda yaşamını yitirenler arasında insan hakları savunucuları Hatice ve Mithat Can da bulunuyordu.

Gazeteci İsmail Saymaz, Sözcü’de ‘Deprem davasını ahirete bıraktılar’ başlıklı bir yazı kaleme aldı. Antakya’da Asi Nehri’nin kenarında yer alan Rana Apartmanı, 6 Şubat 2023 sabahı yerle bir oldu. Çöken binada 35 kişi yaşamını yitirdi. Hayatını kaybedenler arasında sol kesimde tanınan Hatice ve Mithat Can çifti de vardı.

Avukat Hatice Can, Gezi Parkı eylemleri sırasında yaşamını yitiren Ali İsmail Korkmaz ile Abdullah Cömert’in davalarını takip etmişti. Eşi Mithat Can, 12 Mart döneminde yaklaşık bir buçuk yıl cezaevinde tutuldu. Çift, 12 Eylül darbesi sonrası gözaltına alınmıştı. 1968 kuşağından gelen Can’lar, İnsan Hakları Derneği’nin kurucuları arasında yer alıyordu.

Dava dosyasına dahil edilen bilirkişi raporu, binanın neden ayakta kalamadığını ayrıntılı olarak açıklıyor. Rapora göre kolonların dar kenarı sadece 20 santimetre olarak tasarlanmıştı ve bu ölçüm dönemin 1968 ile 1975 deprem yönetmeliklerine uygun değildi. Etriye aralıkları ve sıklaştırma düzeni kurallara uymuyordu; donatmalar ise hem hatalı hem yetersizdi. Bilirkişiler, yapının gerekli dayanımı sağlayamadığı için çöktüğü sonucuna vardılar.

Tek sanık 88 yaşında.

İddianamede adı geçen tek kişi, statik projenin sorumlusu olarak görülen inşaat mühendisi Hasan Ali Acar’dır. 88 yaşındaki Acar, ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak’ suçlamasıyla tutuksuz olarak yargılanacak. Acar ise projeyi kendisinin çizmediğini ve evraklarda adının neden geçtiğini bilmediğini iddia ediyor. İlginç olan ise bilirkişinin de 1973 tarihli belgede bulunan imzanın Acar’a ait olmadığını belirlemiş olmasıdır. Davanın ilk duruşması 15 Şubat 2027’de Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleşecektir.

Bilirkişi raporu dosyada iki asıl kusurlu daha bulunduğunu vurguluyor. Bunlardan biri hayatını kaybetmişken diğerlerinin belediyenin yapı kontrol biriminde çalışan personel olduğu belirtiliyor. 7 Ocak 1980 tarihli raporda eksikliklerin kayda geçirilmesine rağmen inşaatın durdurulmadığı ve projenin onaylandığı öne sürülüyor. Ancak savcılık bu görevlilerin kimliklerini araştırmamıştır. Dosyanın bu bölümü soruşturma izni için ayrılmıştır ve söz konusu kişilerin hâlâ hayatta olup olmadığı bile bilinmiyor.

Hak sahiplerine ödeme yapılmadı; bunun yerine kentin dışında uzak bir arazi önerildi.

Hatice ve Mithat Can’ın oğlu avukat Eren Can, deprem davalarının kasıtlı olarak geciktirildiğini ve konunun unutulmaya terk edildiğini düşünüyor. Eren Can, diğer şüphelilerin de mahkeme önüne çıkarılması için mücadelesine devam edeceğini ifade ediyor.

Ailelerin sorunu yalnızca yargılama süreci değil; Saymaz’ın aktardığına göre Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı apartmanın bulunduğu caddede kamulaştırma yapmadan inşaata başlamıştır. Hak sahiplerine ödeme yapılmadı; bunun yerine kentin dışında uzak bir arazi önerildi.